Sarı Sıcak Bir Yolculuk

Sarı Sıcak Bir Yolculuk, geçmişin karanlığında, fotoğraflar, rüyalar ve anılar içinde, kendi gerçeğini ve kimliğini arayan bir kadının içsel yolculuğunun hikayesi... Devamı »

Kağıt Kayıklar

“Bir geldim erguvanlar, bir döndüm mimozalar kaldı mendilimde. Mendilim de yoktu ya, kitap aralarında saklardım anıları. Ayraçlar çıktı, kâğıt kıvrımlarından duraklarımızın izleri silindi sayfalardan. Kenarında... Devamı »

Şebnem Kartal Kimdir?

1969 Ankara doğumluyum. 1991 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun oldum. 1995 yılında aynı üniversitede, sosyal psikoloji yüksek lisans programını tamamlayarak psikolojide uzmanlık derecesi aldım. Devamı »

 

FİNCAN; Sarı ve pembenin uyum sağladığı tek mekân…

(Renkler ve psikoloji üzerine kısa bir deneme…)

Kadınlar! Tıpkı çocukluklarında olduğu gibi sürekli pembe giyseler, şiddete maruz kalmaktan kurtulabilirler mi acaba? Bir araştırmaya göre saldırgan davranışları azaltan bir renk pembe. Onu görünce kontrol edilemeyen öfke biraz olsun diniyor. Sakinleştirici etkisinden yararlanmak için hapishanelerdeki demir parmaklıkların pembeye boyandığı çalışmalar var. Ve doğru, işe yaramış. Fakat kısa bir süreliğine.

Masumiyeti, çocuksuluğu ve sadeliği ifade eder. Çekiciliği ve gençliği… Bu yüzden orta yaşın üzerindeki kadınlar, açık pembe tonlardaki allık ve rujları tercih ederler. Böylece ilkbaharlarını yaşadıklarını ima ederler; çünkü pembe bahar dallarının üzerindeki tomurcuklardır. Tanıdığımız bütün ilk baharlar pembe açar.

Kasiyerler ve tezgâhtarlar pembe giyer! Masum oldukları düşünüldüğünden onlara para ödemek daha kolaydır. Hak ettiklerinden fazlasını talep etmedikleri konusunda sadece gömleklerinin rengiyle bizi ikna ederler.

Filmleri hatırlayın. Yaşlı ve sinirli bir amca, çileden çıkmış bir anneanne… Tansiyonu fırlamış ve kalp krizine bir kala kendini düşünmeyi akıl eden bir baba… İlacını arayan ev halkına şöyle seslenir; “Küçük pembe bir hap!” Ve yutar, fakat ne hikmetse kanına karışmadan ruhuna karışmıştır. Bardağı su getirenin eline uzatırken çoktan sakinleşmiştir.

Pembe fantezinin de rengidir, hayal gücünü arttırır. Uyumayı kolaylaştırdığı için yatak odalarına pembe quartz taş konması önerilir. Böyle bir taşınız yoksa onu hayal edin, bazen sadece düşünmek de yeterli olur. Hepimizin bildiği gibi pembe, “gönlüm sende” demenin de bir yoludur. Romantik bir renktir çünkü. Henüz flört etmeye başlayan bir erkeğin alacağı güllerin rengidir. İlişki ilerler ve büyük bir aşk yaşanmaya başlanırsa güller kırmızıya çalar.

Ve pembe çiçekli çay takımları… İngilizlerin çay fincanları boşuna mı pembe çiçek açtılar dersiniz? Çayın içimizi ısıtan etkisiyle bir araya gelerek bizi sakinleşmeye ve gevşemeye davet ederler.

Peki, çay bizi sadece sakinleştirir mi? Hayır, aynı zamanda canlandırır ve enerji verir. İşte bu özellikleri nedeniyle çay sarıdır! Çünkü enerjinin, yani güneşin rengi sarıdır. Isıtan, ışıtan, aydınlatan; hareketi ve canlılığı sembolize eden sarı tüm dünyada yaşamın kaynağı olarak kabul görür.

Çocuk resimlerinde güneş çoğunlukla anneyi ifade eder. Bizi kapsayan, sarıp sarmalayan, yolumuzu aydınlatan güneşle annelerimizi özdeşleştiririz. Çocuklar, genellikle resmin sol üst köşesinde yer verdikleri güneşi belirli bir büyüklükte yaparlar. Onu sayfanın ortasına ve kocaman çizmemelerinin nedeni ise aşırı yakıcılığından uzak durma isteğidir. Tıpkı aşırı koruyu bir annenin boğucu tutumlarına maruz kalmamak için ondan uzaklaşmak gibi…

Hepimiz annelerimizi ve güneşi çok severiz fakat sürekli tepemizde olmalarını da istemeyiz! Devamlı üstümüzde olan bir güneş, her dakika “Yemeğini yedin mi, atkını unutma, erken yat, gece geç kalma…” diyen bir anne kadar zorlayıcı olabilir. Belki de bu yüzden güneş geceleri batar. Dengesi korunan bir mesafe her zaman iyidir, iyileştirir.

Bu yüzden doktorlar özellikle yaz aylarında ısrarla uyarırlar. “Güneşten yararlanmayı ihmal etmeyin, dışarı çıkın ama çok değil, güneşin dik geldiği öğle saatlerinde kapalı mekânlarda olmaya özen gösterin,” derler. Azı üşüten, çoğu terleten güneş gibi sarının da azı yarar, fazlası zarar verir.

Ve dikkat! Sizce masalarımızın üzerinde duran küçük kâğıtlar neden sarı olarak üretildiler? Aldığı notları gruplandırmaya çalışan obsesif – kompulsif tüketiciler olmasaydı sadece sarı renkte üretilmeye devam edeceklerdi kuşkusuz. Artık başka renkleri de var fakat sınırlı sayıda tüketici diğer renkleri kullanmayı tercih ediyor. Çünkü ancak sarı bize “dikkat et ve sakın unutma” komutunu veriyor. “Bana bak” demenin en kısa yoludur sarı. Bu yüzden internette kullandığımız minik yüzler bize hep sarı sarı bakar.

Dikkat dağınıklığı olan çocuklar için de birebirdir. Elbette bütün odasını sapsarıya boyamamak kaydıyla… Özellikle huzursuz bebeklerin ve sinirli, agresif çocukların odalarını asla bu renge boyamayın. “Dikkatinizi toplamanıza yardım ederim ancak beni dikkatli kullanmanız koşuluyla” der sarı. Bu yüzden, çocuklarınızın öğrenmekte güçlük çektiği bilgiler için sarı sayfalı defterleri tercih edebilirsiniz. Bunalmasına ve gözlerinin bozulmasına neden olmayacak şekilde tabii. Sürekli dikkat gerektiren bir iş yapmanın yoruculuğunu, devamlı hareketli, enerjik olmanın yarattığı zorlamayı ve sürekli güneş ışınlarına maruz kalmanın verdiği zararı düşünürsek sarıyı dozunda kullanmamız gerektiğini kolaylıkla hatırlayabiliriz.

Trafik lambalarını düşünün, ortada duran sarı bize “hazır ol” der. “Dikkat gideceksin, dikkat duracaksın.” Burada da gördüğümüz gibi, dikkat çekici özelliğinin yanı sıra geçiciliği de ifade eder sarı. Hayatımızın vazgeçilmezi olan bu renk, güneşin geceleri batması örneğinde olduğu gibi, gelmeli fakat bir süre sonra gitmelidir.
Bu nedenle geçici olan her ürün ve her durum için sarı doğru bir tercihtir. Marketlerde, belirli bir süre zarfında indirime giren ürünlerin sarı etiketlerle işaretlenmesinin sebebi de budur. Bu ürünler bize raftan “alacaksan al, yoksa gidiyorum” diye göz kırpmaktadırlar. Gerçekten de bir hafta sonra gittiğimizde onları yerlerinde bulamayabiliriz. Çünkü tükenmişlerdir.

Hızlı tüketilen, özellikle bir defaya mahsus kullanılan ürünler için sarı en doğru renktir. Tüketiciyi uyarma özelliği de taşır. Sabah sarı poşetinden çıkarıp demlediğimiz, ya da pembe çiçekli fincanımızda salladığımız sıcak çayımızı daimi kullanmamızın sağlıklı ve mümkün olmaması gibi…

Sarı gelir ve gider, tıpkı taksiler ve dolmuşlar gibi… Geçici bir süre yanımızdadır, bize aittir, bizi bir noktadan bir noktaya taşır. Varmak istediğimiz noktaya geldiğimizde bizden ayrılır. Mobil telefonlar bu kadar yaygınlaşmadan önce her köşe başında görmeye alışkın olduğumuz telefon kulübelerini düşünün. Araba kiralama firmalarının logolarını, bazı terminal ve garları… Geçici bir süreliğine ortaya çıkan tehlikeli durumlar için bizi uyaran trafik ikaz levhalarını…

İşte tam bu noktada saçını sarıya boyatan kadınlara dikkatli olmalarını önermek istiyorum. Zira saçlarıyla güzelliklerinin geçiciliğini de vurguluyor olabilirler☺ Üstelik sarı saçlarla ilgili başka bir konu daha var ki, bu da ilki kadar önemli. Evet, sarı saçlı kadınlar dikkatleri üzerlerine toplamakta son derece başarılılar. Fakat bu bakışları hayal kırıklığına uğratmamak da gerek. Sürekli bakımlı olabilen bir sarışın için sorun yoktur. Her daim bakımlı olmaya ilişkin sıkıntınız varsa, saç renginizi değiştirme konusunu hızla gündeminize almanızı tavsiye ederim.

Sarının son bir marifetini daha eklemek istiyorum. Evet, kilo vermemize yardımcı oluyor. Bizi aşırı derecede uyarıyor, doğru. Ama fena mı işte, metabolizmamızı hızlandırıyor. Bu durumda mutfak ve yemek odalarınızdan limonlarınızı, sarı elma, armut ve ayvalarınızı eksik etmeyin derim.

Yaratıcılığı, bereketi, şakacılığı ve samimiyeti de simgeleyen yaşam kaynağınızın hiç tükenmemesi dileğiyle…

Uzman Psikolog Şebnem Kartal

1. Faber Birren, Color Psychology and Color Therapy: A Factual Study of the Influence of Color on Human Life, New York : McGraw-Hill,1950.

2. Alexander G. Schauss, Ph.D, Tranquilizing effect of color reduces aggression behavior and potential violence, Journal of Orthomolecular Psyciatry, 1979.

3. Kendra Cherry, About.com Psychology; The Everything Psychology Book, 2010.

How wonderful yellow is. It stands for the sun. -Vincent Van Gogh
Colors, like features, follow the changes of the emotions. – Pablo Picasso

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>